Adeline39i Avlamak 2 H D Carlton Pdf Indir Top [top] Site
Adeline, sabahın gri ışıkları pencere camına vururken hâlâ rüyaların kıyısındaydı. Yatak odasının köşesindeki eski radyodan yayılan hafif cızırtı, köhne bir tren vagonunun söyler gibi dudaklarını kıpırdattı. Bugün şehre gidecekti — iki saatlik bir yolculuk, yarım düzine tren aktarması gibi değil, bir şekilde zamanın doğrusu üzerinde iki saatlik bir duraktı; burada her saat başka bir hat, her durak başka bir olasılıktı.
Avlamak dükkanı, dar bir sokağın kıvrımında, aslına bakılırsa hemen görünmez bir yerdeydi — bir nevi saklanmanın doğasıydı bu: ne kadar çok ararsan, o kadar az görünürdü. Adeline ve adam dükkanın önünde durdu; tahta kapı kapalıydı, camı kararmıştı. Tabelada hâlâ aynı kelime vardı: AVLAMAK. Harflerin arasında küçük, elle çizilmiş bir anahtar resmi vardı. adeline39i avlamak 2 h d carlton pdf indir top
Kadın gözlerini Adeline’in gözlerine dikti. "Belki," dedi. "Ama unutma: her geri alınan şey yeni bir iz bırakır. Bazı izler unutulmaz, bazılarıysa bir başkasının fırsatına dönüşür." istasyonun merdivenlerinde durdu
Kadın onları kendine doğru çekti ve tezgâhın arkasındaki bir çekmeceden küçük, parlak bir kutu çıkardı. Kutunun kapağında küçük bir etiket: 'İki Saatlik Hatıra'. Kutuyu açınca içinden ince bir kağıt rulo çıktı. Rulonun üzerinde bir harita değildi; bir zaman çizgisi gibiydi: sabahın ilk ışığı, kahve kokusu, tren gümbürtüsü, bir merdiven sesi, bir el sallaması. Her bir kesit, iki saat içinde yaşanabilecek küçük olaylardan biriydi. "Bunlar, insanların o küçük anlarda kaybettikleri şeylerin izleridir," dedi kadın. "Onları bir araya getirirsen, bir kapı açılır." tabelanın üzerindeki sararmış harfler
Tren istasyonuna yürürken şehir yeni uyanıyordu. Kafeler buharlarını kaldırıyor, pencerelere asılı tabelalar uykudan uyanan harfler gibi titriyordu. Adeline, istasyonun merdivenlerinde durdu, çantasından küçük defteri çıkardı ve "İki Saatlik Şehir" başlığı altında bir satır yazdı: "Bugün avım: zamanın küçük parçaları."
Adeline, fotoğrafa baktı; tabelanın üzerindeki sararmış harfler, bir melodinin notaları gibiydi. "O zaman gidiyoruz," dedi. Kalbinde, avlamak istediği sözcükler birbirine dolanmaya başladı: kayıp, kapı, zaman, geri dönüş.